MEHTER BİLGİLERİ

Mehterin avrupaya etkisi bilgileri
mehter avrupa

L

     

Osmanlı Devleti'nin yüzlerce yıl Avrupa'daki hükümranlığı döneminde, musikî konusunda  karşılıklı münasebetlerde bulunulmuştur. Avrupa askerî musikisine etki yapan ve "alaturka"  denilen Osmanlı tarzı musikî bunların başında gelmektedir. Avrupalılar, mehter musikîsini taklit ederek kendilerine has askeri mızıka takımları kurmuş ve kendilerince eserler meydana getirmişlerdir. Bu bilgilere dayanarak, Avrupalıların askeri musikîlerini oluşturmalarını Osmanlı'ların Avrupa'da yaşamalarına borçludurlar, denilebilir.

XVIII. yüzyıl başlarında, bu ülkelerde Osmanlı mehterhanelerine benzer, muzıka grupları kurulmaya başlanmıştır. Evvela Polonya’da, sonra Avusturya’da, daha sonraları Prusya, Rusya, hatta Fransa ordularında Avrupalıların deyimiyle "yeniçeri bandoları" kurulmuştur. Dünya ülkelerindeki bandoların aslı menşei Osmanlı mehterhaneleridir. Bu bakımdan, dünya bando mızıkacılığının atası Osmanlı mehterhaneleridir, denebilir. 

Sonuç olarak; Mehterhane musikisi zamanla inkişaf etmiş, klasik müziğe atlamış ve dinleyenlerin kulaklarında hasıl ettiği alışkanlık, Avrupa müzisyenlerine ilham kaynağı olmuştur. Rahip Teoderan, hatıralarında şöyle demektedir: "Mehterhanenin kabartmalı ritmine dayanan melodilerinin tesirinden kendini  kurtaramayan Avrupa’nın büyük kompizatörleri mehter musikîsinden etkilenmişlerdir. Bethoven’in büyük senfonisiyle, 9 ncu senfonisinin son bölümlerinde, mehterin kös, davul ve zurna sesiyle, mehterhane musikisini daha da asilleştirdiğini ve daha güzelleştirdiğini düşünenler çoktur. Batı kompizatörlerinden Haydın, W.A.Mozart’ın da mehterhane musikisine eğildikleri, bu müziğe bestelerinde yer verdikleri söylenmektedir. Bilhassa W. A. Mozart’ın "Türk Marşı" bestesinden de anlaşılacağı vechile Osmanlı mehterhane musikisinin etkisinde kaldığı rahatlıkla söylenebilir. Osmanlılar kılıçlarıyla Viyana kapılarından içeri girememişler, ama, askeri musikileriyle Viyana’yı değil, bütün dünya milletlerinin kalplerini fethetmişlerdir.